TÜRKİYE’NİN TARIM POTANSİYELİ VE YERLİ BESİCİLİK
Türkiye yüzölçüm olarak büyük bir ülke. İçerisinden bir Almanya, bir Hollanda ve hatta bir Belçika ve Portekiz’i aynı anda çıkarabilir. Ancak ne ölçüde tarım ve hayvancılık sektörende ülkemizin bu geniş topraklarından fayda sağlayabiliyoruz?
Türkiye’den yüzölçüm olarak yaklaşık 18 kat daha küçük olan Hollanda dünya canlı hayvan ihracatında “Fransa ve Kanada ile birlikte %31 pay aldı. Bu arada belirtmeliyiz ki Türkiye, Fransızların sığır ihracatı açısından en önemli 3. pazarı konumunda.
Son 15 yılda çiftçinin ekmekten vazgeçtiği arazi 32 milyon dönüme ulaşarak Belçika’nın yüzölçümünü geçti. Türk çiftçisi sadece 2017’de Zonguldak ili toplam yüzölçümü kadar tarım arazisini ekmekten vazgeçti.
Bu arada Türkiye’de hem nüfus ve hem de et tüketimi artarken, et üretimi ise dramatik bir şekilde düştü. Örneğin Türkiye’de 2018’de kişi başı yıllık 10.5 kg büyükbaş hayvan eti tüketildi. 1998’de 4.2 kilogram olan bu miktarın son 20 yılda kademeli olarak arttığı görülüyor.
Peki yolunda gitmeyen ne?
Türkiye’de yaklaşık bir milyon 200 bin büyükbaş hayvancılık işletmesi var. Bunların yüzde 75’i 10 baş ve altı hayvan varlığına sahip. Bu da sektördeki en ufak maliyet artışlarının üretici üzerindeki etkisinin çok şiddetli olmasına neden olmakta ve sürümden kazanma potansiyelini düşürmektedir.
Öte yandan yem yetiştiriciliğinde önemli yeri olan meraların doğru kullanımına ilişkin düzenlemelere de ihtiyaç duyuluyor. Tarım arazileri içinde yem bitkilerine ayrılan toplam mera alanı yüzde 14 – 15 civarında. Yem üretiminde gübre ve mazot fiyatının yüksek olması nedeniyle de ciddi üretim yapılamıyor. Yem ve lojistik pahalı olunca et de pahalı oluyor.
Ziraat Mühendisleri Odası’nın verilerine göre, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçi sayısı 2003’te 2,8 milyon kişi iken 2017 yılında 2,1 milyona kadar geriledi.
Celepoğlu olarak Bodrum’da kendimize ait meralarda ve tarlalarda ısrarla ve tüm zorluklara rağmen 200 baş civarı popülasyonu olan bir büyükbaş hayvan çiftliğini idare etmeye çalışıyoruz. Biz bu başarımızı, doğal ve sağlıklı ürünlerimizi doğrudan doğruya bizi her anlamda destekleyen değerli müdavimlerimiz ile ARACISIZ şekilde buluşturarak sağlamaktayız.
Tüketiciler olarak önce bulunduğumuz yörenin ürünlerini doğrudan üreticiden alır isek, kendi evinde güçlenen üreticilerin kooperatifleşerek büyük işler başaracağını düşünüyoruz. Hollanda’nın ardındaki güç çok güçlü ve teknik bir tarım tarihlerinin olması, her daim 7 yıllık tarım politikaları olması ve kooperatiflerin bu planda söz sahibi olmasıdır. Böylece dünyanın en verimli topraklarına sahip güzel vatanımız, kendisinden çok küçük yüzölçüme sahip ülkelerin ardında kalmayacaktır.
Celepoğlu Et Ürünleri / Çiftliğimizden Sofranıza!